| | Üretsiz Blog oluştur

Sagopa Fan

Kolera Röportaj..!

Rabb’in karşısında sanatçılık susar, kulluk başlar

On beş gibi çok küçük sayılabilecek bir yaşta hem Sagopa Kajmer hem de rap ile tanıştınız. Bu tanışıklık olmasa hâlâ break dans yapan birisi mi olurdunuz? Gençlik hayallerinizde kendinize hangi rolleri biçiyordunuz?

Her halükarda dansa devam etmezdim. Çünkü bu bir hobi gibi idi. Tıpkı skate parkta paten kaydığım ortaokul zamanları gibi... Turizm ve otel işletmeciliği mezunuyum. Her zaman turizmci olmak istedim. Ortaokul bitince meslek liseleri sınavını kazanıp liseyi de turizm üzerine okudum. Mezun olunca üniversiteyi de... Hayallerime başrolü hep turizmle biçtim, içine girince de nefret ettim… Mecbur kalmadıkça yapmayacağım bir meslek.

Sagopa ile evlenmeye karar vermenizde ne etkili oldu? Onun hayata bakışı mı, yaptığı müzik tarzı mı?

Birbirimizi 10 yıldır tanıyoruz. Çok iyi arkadaşız, ben onun, o da benim iyi niyetimi bilir, birbirimizi hep çok seven iki kişiydik. Onu sevmeme neden olan şey müziği ya da hayata bakış açısı değil, tertemiz kalpli Yunus oluşu…

Müzik dışında neye vakit ayırıyorsunuz, sözlerinizi besleyen dinamikler neler?

Müzik ve çalışmalardan arta kalan zamanda bazen kitap okuruz, bazen film izleriz, bazen mutfakta oyalanırız, bazen öylece oturur sohbetleşiriz. Sözlerimizi besleyen yaşadıklarımız ve kamil insanların anlattıkları…

Kendinizi çok sakladığınızdan şikayetçi dinleyiciler. Niye uzakta duruyorsunuz?

Kendimizi saklama amacımız yok. Sadece çok fazla ortada görünüp can sıkmak istemiyoruz.

Sagopa Kajmer’in en çok hangi parçasını seviyorsunuz? O sizin hangi parçanızı beğeniyor? Bunlar dışında çok sevip de dinleyici ile paylaşmadığınız şarkılar var mı?

Aralarında ayırım yapmak mümkün değil her parçası olabilecek son noktada. O ise İnziva albümünü tamamıyla çok beğeniyor. Zor İş adlı şarkı sanıyorum favorisi.. Benim albüme koymaktan vazgeçtiğim bir şarkı var, hayli sertti. O nedenle sözlerini değiştirip sonradan paylaşacağım inşallah. Sagopa’nın da benim için yaptığı bir parça vardı. Paylaşmadık ama tek verse yapıp bıraktı. ‘Onun yerine başka bir parça yapacağım’ dedi ve ‘Baytar’ı yaptı.

Kendiniz için neden bir hastalık olan Kolera ismini seçtiniz?

Bu ismi rap yapmadan önce kullanmaya başlamıştım. Küçük yaşlarda grafiti yapmayı da deniyordum. Hep bu ismi yazıyordum, sonra da değiştirmedim. Kolera adı her şekilde hâlâ hoşuma gidiyor, çünkü bu ismi küçükken koydum, küçüklüğümden beri de kullanıyorum Kolera gelmişi ve geçmişiyle Esen demek.

Feridüddin Attar ve Hz. Mevlânâ’ya da selam verdiğiniz son albümünüzün ismi İnziva. Bu albümde sıkça manevi sözler geçiyor. Albüm öncesi yaşadığınız süreç bir tür inziva mı? Hiç inzivaya çekildiniz mi?

Daha önce hiç inzivaya çekilmedim ama hayatımı insanlardan uzak yaşadığım söylenebilir...

Rap yapan bir sanatçı olarak Rabb’le irtibatınız nasıldır? Onunla konuşurken hangi kelimeleri seçersiniz kendinize?

Rabb karşısında sanatçılık yoktur. O’nun bir kulu olarak herkes gibi irtibat kurarım. O’nunla konuşurken en çok ‘Ya Rabbel alemîn’ derim. Böyle hitap edilmesini sevdiğini de okumuştum. Türkçesiyle ‘Ey alemlerin Rabbi ve canım Allah’ım’ da sık derim.

Beş vakit ibadet ettiğinizi söylüyorsunuz. Sizi seven gençlere bu anlamda önereceğiniz bir şey midir namaz?

Allah’ın (cc) emri yanında benim önerimin ne hükmü ya da ne önemi var ki? Namaz kesinliktir.. Farzdır…

kolera nın zaman gazetesine yaptıgı röportaj

Esen Güler Özyavuz, nam-ı diğer rap müziğindeki tanınan ismiyle Kolera ikinci solo albümü İnziva’yı çıkardı. “Sözlerin kuvveti, müziğin gücü ve Kolera’nın inzivası” şeklinde özetlenebilecek albüm, Türkçe rap albüm satış listelerinin tozunu attırıyor.

15 yaşında iken Sagopa Kajmer ile tanışarak rap müziğine başlayan Kolera, daha sonra Yunus Özyavuz (Sagopa Kajmer) ile evlenerek rap müziği konusunda önemli mesafeler katetti. İnsanlardan uzak, münzevi bir hayat yaşayan Kolera, yaşadıklarından ve kamil insanların anlattıklarından beslendiğini belirtiyor. Evliyaların kıssalarından oluşan bir kitap hazırladığını ve bu kitabın gelirini bağışlayacağını söyleyen sanatçı, “Evliyaların hepsi bize yol gösterici, hepsi dost! Geylani, Aziz Mahmud Hüdâi, Hz. Mevlânâ, Hz. Rabia, Ahmet Bedevi, Harrani Hz., Bişr-i Hafi, Bayezid-i Bestami, Hasan-ı Basrî, Mehmet Emin Tokadi... Hızır (as)’ın dostu Beşiktaşlı Yahya Hazretleri aklıma gelince hemen gözlerim dolar.” diyor. Beş vakit namaz kıldığını söyleyen Kolera, Rab karşısında sanatçılığın hükmünün olmadığını kaydederek aradığı mürşidi bulamadığını, Şems ile Hz. Mevlânâ’nın yaşadığı gibi bir mürşid-derviş ilişkisi yaşamak istediğini ifade ediyor. “Mürşidimin dizinde uyumak, ona her aklıma takılanı sorabilmek istiyorum. Bayan olduğum için işimin zor olduğunu düşünüyorum, yine de hepimizin mürşidi Allah (cc)’tır.” diyen rap’çi, hayranlarının internet başında vakit geçirmesine ise üzüldüğünü kaydediyor. “Hayranlarımın internet başında vakit geçirmesini doğru bulmuyorum. Gençlerin msn illetinden kurtulmasını dilerim.” diyen Kolera, genç hayranlarının Necip Fazıl’ın ‘Reşahat’ tefsirini okumasını istiyor. Melankolia sanatçılarının albüm çalışmalarının devam edeceğini söyleyen Kolera, Melankoliawear adıyla hazırladıkları tekstil ürünlerini yakında piyasaya sunacakları ve Sago’nun Pesimist Ep serisinin 5.sini hediye edeceklerini kaydediyor.

"Rap'i yozlaştıran ve serseriliği ön plana çıkaran Eminem, 5r0 cent gibi Amerikalı rapçileri yeriyorum. Umrumda değiller!"

Rap'i yozlaştıran ve serseriliği ön plana çıkaran Eminem, 50 cent gibi Amerikalı rapçileri yeriyorum. Umrumda değiller!"

Sizin ilk dönemler protest, daha küfürlü bir tarzınız vardı? Zamanla daha derin, manalı, aşk ve acı üzerine yoğunlaşan bir tarza kaydınız? Ne değişti, ne değiştirdi kelimelerinizi? Rap'çı Yunus, Hak'çı derviş Yunus olma azminde mi?

Her zaman aynıydım, siz beni geç yakalamışsınız. Her şey aynı. Yunus, Yunus’tur. Bizim Yunus. Ama sizin, ‘bizim Yunus' demeniz için beni daha iyi idrak etmeniz gerek.

Osmanlıca ve Farsça kelimelerini sık kullandığınız şarkılarınızı günümüzün gençleri anlayabilir mi? Son albümünüz Kötü İnsanları Tanıma Senesi daha sade ve yabancı kelimelerin azaltıldığı bir çalışma olmuş. Bu yöndeki şikayetlerin bir sonucu mu bu?

Hayır, daha fazla kişiye ulaşmak için daha anlaşılır olmak gerek. Tercih edilen yol bu. Kimsenin bir şikayeti yok. Hatta ben komple yabancı kelime kullansam da onlar ezberler ve hissederler. Herkese her türlü yazabildiğimi gösterdim en azından. Önceden benim için "sözlük ve kitap açıp yazıyor" denilirdi. Bu gibi cahilleri bilgimle ezdim. Ben sokak şairiyim diyorum. Bu şu demek; sokak kültürü ile iç içe yaşadım ve sokaktaki insanın diliyle nasıl müzik yapılır onu yaptım. Biraz kaba, biraz sert ama genelde etkili bir yapım var. Tamamıyla kendi tasarımım.

Gençleri alkolden, uyuşturucudan uzak durmaya çağırıyorsunuz. Oysa birçok insanın kafasında rap'in bu tür ortamlarda filizlendiğine dair bir yargı yok mudur?

Her duyulana ya da her insanın dediğine inanmamalı. Kötü de var, iyi de. Sage Francis adlı rap sanatçısını örnek verelim. Bu MC belki de en önemli rap yıldızlarından biri ve Amerika'da benim lirikalitemde olan, hissiyatı bana benzeyen bir sanatçı. Ne alkol içer ne de uyuşturucu kullanır. Ben bunlarla ilgileniyorum. Ve her fırsatta rapi yozlaştıran ve serseriliği ön plana çıkaran büyük Amerikalı rapçileri de yeriyorum. Bu Eminem olsa da dr dre ya da 50 Cent olsa da. Umrumda değiller! Onların sözlerinin toplamını karşınıza alın, gülersiniz. Kısacası Sago der ki; ağzı olan konuşuyor. Rap müziğinin kitabını yazacak derece bilgi sahibi biriyim. O nedenle işi kısaca özetleyelim: Rap demek iyi söz ve iyi yorumun kaliteli bir müzikle birleşmesidir. Bunu yaparken ne içtiğin ya da ne kullandığından ziyade çıkan şarkının kalitesi seni alakadar etmeli. Gençleri hiçbir şeyden uzak tutma gayretim yok. O gayreti onlar göstermeliler, ben de vesile olmalıyım. İşin özü Sago'nun sözüdür

Sagopa nın Zaman gastesine yaptıgı röportaj ı

Yunus Özyavuz, nam-ı diğer Sagopa Kajmer, Türk rap müziğinin önemli ve farklı isimlerinden birisi. Onu kendi ifadesiyle diğerlerinden ayıran ve farklı kılan şey ise sözleri ve müziğinin kendine has oluşu.

Şarkı sözlerinde bolca Osmanlıca ve Farsça kelimeler kullanan Kajmer, “Yeraltı Operasyonu, Sözlerim Silahım, İhtiyar Heyeti, Sagopa Kajmer, 10 Kurşun, Bir Pesimistin Gözyaşları, G.O.R.A Soundtrack, Romantizma, Kafile, İkimizi Anlatan Bir Şey ve Kötü İnsanları Tanıma Senesi” isimli albümleriyle hatırı sayılır bir genç dinleyici kitlesini müziğine çekti. İçerisinde küfür barındıran eski sözleriyle arasını bozduğunu söyleyen Kajmer, ilginç bir itirafta da bulunuyor: “Şarkılarımın küfür içerdiği vakitlerde ailem beni hiç dinlemezdi.” Sagopa Kajmer, müzikte laf kalabalığını sevmediğini, önemli olanın özü yakalayıp az ve öz konuşmak olduğunu belirtiyor. Sözlerinin dinleyicilerinin aklında kalma sebebini sahip olduğu maneviyatla özdeşleştiren Sagopa Kajmer, “Ben dünya zevkleriyle ilgilenmiyorum. Son iki senem alim zatların hayatlarını araştırmakla geçti. Hâlâ benim için en mühim şey, o mübarek zatların dopdolu hayatlarından bir zerre olsun istifade edebilmek.” diyor. Sanatçı, bu kez sevdiği rap’çileri değil etkilendiği alimlerin isimlerini sıralıyor: Abdülkadir Geylâni, Ahmed el Bedevî, Hasan-ı Basri, Ahmed er-Rufai, Bişr-i Hafi, Buhari, Müslim... Eskiden rap’in önemli isimleriyle hemhal olan Sagopa Kajmer, “Ben rap’in krallarından geçtim, gönül sultanlarına bağlandım artık. O kadar muhteşemler ki!” diyor. Kur’an-ı Kerim okumanın kendisini çok rahatlattığını kaydeden rap’çi Kajmer, Allah’la olan irtibatını ise şöyle açıklıyor: “Ben ilk önce Rabb’in benden istediklerini uygulamaya koyup daha sonra O’ndan aldığım güç ile dua ediyorum. İrtibat, çokça zikretmektir. Kelimelerden geçtik biz, manaya indik.”

Küçükken de böyle çok konuşan biri miydiniz?

Ssessiz bir çocuktum, müzik dinler ve mutlu olurdum. Çok fazla içime kapanıktım. Anca biraz açıldım diyebilirim.

Anne-babanız ne diyordu sizin bu küfürlü şarkılarınıza? Ailenizin büyüklerine karşı bir isyan duygusu oldu mu içinizde?

Bana ailem karışmaz. Ne yaparsam onlar için iyidir. Önceki şarkılarımdaki küfürleri de önemsemiyorum, sonuçta herkes küfreder. Ben eski şarkılarımla aramı çoktan bozdum. Ayrıca isyankar değilim ve isyan müziği de yapmıyorum. İlk önce yaptığım müziğin isyan müziği olmadığını anlamanızı isterim. Eskilerde takılmamak gerek. Aile büyüklerime boynum kıldan incedir. Aile en önemli sahipliktir. Şarkılarımın küfür içerdiği vakitlerde ailem beni hiç dinlemezdi, hatta pop müzik yap derlerdi. Ne zaman ki ‘Bir Pesimistin Gözyaşları' albümünü yaptım; hem insanların hem de ailemin müziğime bakış açıları değişti. Böylesi beni de mutlu etti. Ünlü olmamak için ses tonumu değişik kullanırdım. Zamanından kalan içime kapanıklığın dışavurumuydu bu.

Kelimelerin gücü adına çıktığınız bu yolda sizi ne susturabilir?

Eğer iyi sözler yazamasaydım benimle röportaj yapar mıydınız? Sanırım hayır. Kelimelerin gücü, cümlelerin gücü; bu ikisine müziğin sağlamlığı eklendiğinde bütünlük sağlanıyor. Eğer sadece iyi müzik olsaydı da sözler kötü olsaydı olmazdı. Ben bir bütünüm, bütünlüğüm olduğu için Sagopa Kajmer'im. Hissettiklerimi açığa vururken dikkatli olmalıyım. Bu benim disiplinim, prensibim. Beni susturabilmek için yaratılmış herhangi bir güç yok. Çünkü ben gücümü dinleyicimden, insanlardan alıyorum. Susturulması ancak kendine bağlı olan bir imkansızım.

İllâ ki ağız dolusu konuşmak mı gerekiyor? Sustuğunuz anlarda ne yapıyorsunuz?

Nasıl planlama yaptığınıza bağlı. Ben de herkes gibi insanım, susarım da konuşurum da. Önemli olan doğru zamanda konuşup doğru zamanda susmak. Dışarıdan nasıl göründüğümü bilemiyorum ama kendimi nasıl gördüğümü çok iyi biliyorum. Sustuğum zamanlarda murakabe yapar düşünürüm. Laf kalabalığını sevmem. Müzikte de laf kalabalığını sevmiyorum. Özü yakalamak, az ve öz konuşmak lazım.

Kaf Kef, Evliya-i Rap, Küheylan, Yaşlı Çocuk, Karizmatik Emmi, Melodrama, Sagopa Kajmer... Gerçek isminiz de Yunus. Niye bu kadar çok mahlas kullanıyorsunuz?

O an ne hissediyorsam o. Şarkılara göre de değişir, hislere göre de. Kendimle barışık yaşarım, mahlasları hissi olarak düşünmek gerek. Öyle gelişi güzel bir şey değil. Her bir mahlasım benim ayrı bir anlatımımdır.

Sözlerinizin akıllarda kalıcı olmasının nedeni ne? Dünya zevklerine fazla itibar etmemeniz mi, sözlerinizin felsefeyle yoğrulması mı?

Maneviyatım. Ben dünya zevkleriyle ilgilenmiyorum. Neysem oyum. Olduğum gibi görünürüm, düşündüklerimi şarkılarıma aktarırken kelime dünyası içinden en öz olanları yan yana koyarım. Anlaşılırlık sayesinde kalıcılığı yakaladım.

Amerikan kültüründen doğan rap müziğinin argümanlarını kullanarak, Amerikalı takılmamaktan, kendi değerlerimize sahip çıkmaktan bahsediyorsunuz? Bu çelişki değil mi?

O zaman şöyle söyleyeyim, hiçbirimiz e-mail ya da internet kullanmayalım, kola da içmeyelim, Amerikan markaları da giymeyelim. Allah vesileler yaratmış, vesileyi değerlendirmek esastır. Her ne kadar Amerika sokaklarından çıkmış olsa da rap bir araçtır. Amaçsa içinde gizlediğindir. Sen bir kısmını alır ve kendi özüne uyarlarsın. Rock müzik yapanlar da böyledir, pop da. Türkiye'de sahip çıkmamız gereken ne var? Kültür diyoruz, gelenek görenek diyoruz, ama izlediğimiz kliplerde çıplak hatunlar, gırla içki, kötü sesler ve bize uymayan görüntüler var. Bırak Amerikancılığı, zaten yırtınsan onlar gibi olamazsın ya da yarattığın sahtelikle onların gerçekliğini yakalayamazsın. Bizde hep dış ülkelere özenti var. Artık Türkçe o kadar değiştirildi ki, esas bunlarla ilgilenmek gerek. Sago bunu söyler.

Ortaya koyduğunuz Türk rap'inin hem Türkiye'deki rapçilerden hem de dünyadaki rapçilerden farklı yanları nedir?

Benim hem sözlerim hem de müziğim kendime has. Cevap olarak bu gerçeklik yeter. Malum Türkçe rap dendiğinde "Iııghhh çok itici buluyorum" diyenler o kadar çok ki! Benden sonra insanların rap'e bakış açıları değişti. Ailelere kadar ulaştım. Kitlelerin bana olan sevgisi diğerlerine olanlardan çok daha farklı. Beni ağabeyleri, öğretmenleri olarak görüyorlar. İşte fark bu. Ben bir yıldız değilim, bir ihtiyacım belki de, kim bilir.

Rap ortamının algı ve idrak seviyesi düşük mü?

Hayır, hayli yüksek. Dinleyenlerim çok zeki. Zeki olmasalar beni dinlemezlerdi. Çünkü ben de zekiyim. İdrake geç varanlar ise sonradan her şeyin farkına varıyorlar. Sonuçta anlamadan idrak olmaz. Konserlerde bağıra bağıra, ağlaya ağlaya şarkılarıma iştirak ediliyorsa o insanların idrak seviyelerinin düşük olduğu nasıl söylenebilir? Onlar canım benim.

Türkiye'deki rap sanatçılarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye gibi muhafazakar değerlere sahip bir ülkede rap gelişir mi?

İnsan kendini geliştirir, müzik gelişmez. Sen geliştikçe aracın olan müziği de değiştirirsin. Ne bileyim sözler değişir, anlattıklarının derinliği değişir. Muhafazakar bir ülkedeyiz diyorsunuz ama o eskidendi. Artık her şey o kadar serbest ki… Dünyayı gezdim, bizim kadar rahat ülke yok. Türk rap'inde neler oluyor bilmiyorum. Belki de umrumda değil. Herkesin bir şekilde amacına ulaşmasını ve bizim önderliğini yaptığımız bu türü geliştirmesini de canı gönülden istiyorum.

17 yaşında ‘Tepki' isimli bir rapçi "Kulağın boynuzdan korktuğu bir rap anlayışı var Türkiye'de. Büyükler bizi aşağıya itmeye çalışıyor" diye feryat ediyordu? Doğru mu bu?

Abartılı bir yaklaşım. İyi rapçi vardı da Türk rap dinleyicisi mi kabullenmedi? İyi olan her zaman iyidir ve iyi olan mutlaka sonuca varır. Ben 10 senede vardım. Ama vardım. Şahsi olarak derim ki; boynuzlar kimi zaman kulak altında kalırlar, kimi zaman onun üstüne çıkarlar. Boynuzuna göre değişir. Demek ki o boynuzlar kulağa ulaşamamışlar. Ulaşsalardı kendi özgürlüklerini tadarlar ve işin hazzına varırlardı. Bu denizin tüm suyunu bizler içeceğiz diye bir kaide yok.

İçerisinde gazel ve kaside olacak bir kitap yazmaya başlamıştınız? Ne aşamada?

Boş vaktim oldukça yazıyorum. Çok bir şey yok. Kaside, gazel vs. yazabilirsem ne mutlu bana.

Sizin sevdiğiniz rapçilerin isimlerini (Chuck D, Ice T, L.L, Krs, Cube, Kool Keith, Rakim gibi...) biliyoruz ama sizi kendine çeken evliya ya da derviş insanlar kimler?

Son iki senem alim zatların hayatlarını araştırmak ve onlardan feyzler almakla geçti. Hâlâ benim için en mühim şey, o mübarek zatların dopdolu hayatlarından bir zerre olsun istifade edebilmek. Beni derinden etkileyenleri büyük bir zevkle yazayım: Abdülkadir Geylâni (ks) en başta olmak üzere; Ahmed el Bedevî (ks), Hasan-ı Basri (ks), Ahmed er-Rufai (ks), Bişr-i Hafi (ks), Mahmud Hüdâi (ks), Şah-ı Nakşibendi, Feridüddin Attar (ks), Mevlânâ Celaleddin-i Rumi (ks), Buhari, Müslim, Hakim Tirmizi, İbrahim Hakkı Erzurumi (ks), Muhyiddin-i Arabi (ks). O kadar çoklar ki her biri ile ilgili değişik hayranlıklarım var. O saydığınız rapçileri eskiden dinlerdim. Ben rap'in krallarından geçtim, gönül sultanlarına bağlandım artık. O kadar muhteşemler ki! Okudum bildim deme, çok taat kıldım deme. İlk emir okumak, ama roman okumak değil.

Söz, bu topraklarda değerli bir enstrümandır. Rap sözün gücünü azaltmıyor mu?

Vezin problemi olmasaydı kısıtlama olmazdı. Fakat malum ritimsel bir bütünlük için lirikal açıdan düzenleme şart. Bu işi de herkes yapamaz, ustanın işidir. O nedenle ben ben oldum. Her ne kadar kısıtlı bir söz dizimi olsa da içi umman oldukça problem yok.

Sözün en etkili ve tasarruflu sarf edildiği kitap Kur'an'dır. Kur'an okuyor musunuz?

Katılıyorum. Elbette okuyorum, okumadan olur mu? O kadar rahatlatıyor ki!..

Allah'la dua ederek konuşurken kullandığınız kelimeler nasıldır peki?

Rabb’imiz bizlere sünnet izinden gitmeyi buyuruyor. Onunla iletişim için ilkin sünnete bağlanmak ve bu vesileyle doğruca ilerlemek gerek. Malum herkes canı sıkıldıkça Rab ile konuşabilir, içini rahatlatabilir. Lakin ben ilk önce Rabb'in benden istediklerini uygulamaya koyup daha sonra ondan aldığım güç ile dua ediyorum. Bir şey yapmadan bir şey beklemek ya da kuru kuruya dua etmek bana ters. İrtibat, çokça zikretmektir. Ben buna çok önem veririm. Bir süre sonra otomatik olarak iletişiminiz güçlenir. Kelimelerden geçtik biz, manaya indik.

Hem dindar hem pesimist olabilir mi nsan?

Çelişki arayan için hayat çelişkilerle dolu. Mühim olan takdir etmek. Pesimist olmak, mecazi manada suskunluktur. s.zengin@zaman.com.tr

22 Mart Sagopa Kajmerin En Son Röportajı

Rap’çilerin yüzde 99’u bana düşman benim tek mermi sıkmışlığım yok


Rap müzik dinleyip de Sagopa Kajmer’i tanımayan yok. Pop, rock, metal dinleyenler de onun şarkılarına kayıtsız değil. Sözlerindeki karamsar hava ve Türkçe’yi kullanışı hayranlarının hoşuna gidiyor. Merak edenler için gerçek adı Yunus Özyavuz (30).

Samsun doğumlu, İstanbul Üniversitesi Fars Dili ve Edebiyatı mezunu. Müziğe yerel bir radyoda DJ’lik yaparak başladı, 1998’de Kuvvetmira’yı kurdu, prodüktörlük yaptı. Gora filminin müziklerini yaptıktan sonra dinleyici kitlesi genişledi. Sagopa Kajmer, geçen hafta 17 şarkıdan oluşan yeni albümü "Kötü İnsanları Tanıma Senesi"ni çıkardı. Onunla yeni albümünü ve rap alemini konuştuk.

Müziğe başladığınız yıllarda protest bir tarzınız vardı. Zamanla sözleriniz aşk ve acı üzerinde yoğunlaştı. Bu değişim neden?

-Zamanında üniversitede okurken her gün eylemler oluyordu. Okula hep korkarak gittim. Birçok kez polisle tartıştım. Hem okudum, hem yoruldum. O dönemdeki şarkılarımda da bunlardan bahsettim. Şimdi farklı şeyler yaşıyorum. Yazdıklarım da o değişkenlikle yön buluyor.

Küfür içeren şarkılarınız da vardı. Zamanla bu sözler yok oldu. O bir moda mıydı?

-Önceden rapimin ağzı bozuktu. Sonra içimden bir ses "Böyle yapma" dedi. Argoda hálá ağırlığım var, ama küfre gelince, itici buluyorum. Artık olgunlaştım. Bu işi Amerika’daki gibi yapmak bir Türk için yersiz, bunu anlamak bana yardımcı oldu. Çiçek gibi yaz mis koksun.

Peki sizi sert şarkı sözleriniz için sevenleri kaybettiniz mi?

-Eski tarzın fanları zamanla bu tarza da kapıldılar. Hálá eski fanlarımı konserlerimde görürüm ve "Ölümüne Sago" bayraklarıyla bana destek verirler.

Birçok rapçi popçularla düet yapıyor. Bu duruma nasıl bakıyorsunuz?

- Herkesin yolu farklı. O kadar seçiciyim ki hemen hemen çalışmak istediğim hiç kimse yok diyebilirim. Rahmetli Barış Manço yaşasaydı kapısına gidip ona "Gönül Bağı’nı yorumlayalım üstat" derdim. Nur Yoldaş’la da çalışmak isterdim.

Gora filmine müzik yapmanız, bazıları tarafından popüler bir iş bulunarak eleştirildi?

-Cem Yılmaz’la sanat bizi tanıştırdı. Profesyonelce iş yaptık. Eleştirenleri biliyorum, bir baltaya sap olamamışlar, onların baltaları bir gazete köşesine denk gelen bir kalem olmuş; o da bir gün kırılır yanarlar hallerine. Ben, yaptığım işlerin ağırlığı oldukça hafiflemem.

Rap camiasında eğitim seviyesinin düşük olduğu söylenir. Siz ne diyorsunuz?

-Dinleyicilerin çoğu öğrenci. Ama rapi icra edenlerin çoğu okumamış. Kendini geliştireceğine milleti geliştirmeye çalışıyor, kelimeleri yalan yanlış kullanıyorlar. Dinleyiciler okuyor, onları daha çok motive etmek lazım, cahilce yoldan çıkarmak değil.

Rapte hep sözlü sataşmalar olur. Çoğu rapçinin hedefi de sizsiniz. Sizi sevmiyorlar mı?

- Çünkü ben gerçekten sağlam lokmayım, işimin eriyim, ehliyim. İnsanlar takmış bana ve eşime. Şu an rap yapanların yüzde 99’u bana düşman ve benim hiçbirine tek mermi sıkmışlığım yok. Zaten söylenenlerin büyük kısmını dinlemedim. Çünkü anneme, eşime ve aileme küfrediyorlar. Bunun sonu ağır olur. Onlar zamanı gelince dediklerinden ötürü utanırlar, ben adamı sessiz kalarak çatlatırım.

Ceza’ya ilk yıllarında destek verdiniz. Son zamanlarda ise hep dargın olduğunuz konuşuldu. Şu anda durum nasıl?

-Her şey zaman gibi geçti, geride kalanlar yaşanan anılar olarak kaldı. Ben bir kin içerisinde yüzmüyorum, sadece bazı haklarım var ve bu haklarıma taciz edene karşı savaşıyorum. Kimseye düşmanlığım yok. Ayrıca kimsenin var olmasında payım da olmadı.

Size 21. yüzyılın melankolik filozofu diyenler var. Katılıyor musunuz?

-Felsefeyi sevmem, o işin içinde şeytan vardır. Derviş olarak görülmeyi isterim. Melankolik olduğum doğru. Ben Yunus’un mirasını taşıyan herhangi bir yunusum, Muhammed’in geçtiği yolların tozuyum, tıpkı üstatlarım gibi.

Şarkı sözlerinizde din de işleniyor. Bu da bazı kesimler tarafından eleştiriliyor...

-Din hayatın temeli. Maneviyat dev saray. Kim neyi neden eleştiriyormuş? Hem onlara ne? Hepsine hidayet ve dosdoğru bir yol diliyorum. Keşke eleştirdikleri şeyin ne olduğunu anlayabilseler. Eleştirenler kulaklarında çıkan kılları alsın ve tırnaklarını kessin.

Yeni albümdeki şarkı sözleri için "Daha zor anlaşılacak" diyorsunuz. Neden bir şarkıcı sözleri daha zor anlaşılsın ister?

-Önceden albüme bilmedikleri kelimelerin açıklamalarını koydum. Baktım ki sözler hemen kavranıyor. Bu sefer albümde kelimelerin açıklamalarını vermedim. Sözlükler devreye girsin, biraz edebiyatın içine girsinler istedim. Aslında daha zor anlaşılmak diye bir şey yok, sadece yazdıklarımın üzerinde düşünmelerini ve farklı anlamlar çıkarmalarını istiyorum.